Kavun Yetiştirme Tekniği!

Kavun Yetiştirme Tekniği!

Kavun, ülkemizde, karpuzdan sonra en çok üretilen ve tüketilen bir yaz sebzesidir. Taze olarak tüketilmesinin yanında, turşu, reçel, dondurma ve kozmetik sanayinde de kullanılır.



Kavun, Türkiye’nin miktar bakımından, karpuzdan sonra, en çok ürettiği sebzedir. 1990‘lı yılların sonu itibariyle, Türkiye toplam sebze üretiminin yaklaşık % 10’unu kavun oluşturmaktadır. Ülkemizde üretilen kavunun önemli miktarı sırasıyla, Ege, Marmara, İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde üretilmektedir.

KAVUN ILIK İKLİMİ SEVER
Kavun sıcak ve ılık iklim sebzesi olup en iyi gelişmeyi 20-30 0C arasındaki sıcaklıklarda gösterir. Daha düşük sıcaklılarda bitkilerde büyüme ve gelişme yavaşlar, gelişme dönemi uzar. Sıcaklığın aşırı yüksekliği de, kavunlarda büyümeyi yavaşlatır.

Sıcaklığın yanında bitkilerin ışığa da ihtiyaçları vardır. Yeterli ışık alamayan bitkilerde gelişim zayıflığı, hasatta gecikme, dişi çiçeklerde azalma ve erkek çiçeklerde artma olur.

KAVUN BİTKİSİNİ TANIYALIM
Tek yıllık bir bitki olan kavun, tüylü bir gövdeye, sarılıcı kollara, 5 loplu el ayası şeklinde yapraklara ve 3-5 adet ana sürgüne sahiptir. Bu sürgünler çiçek ve meyvelerin oluştuğu yan kollar verirler. Kavun, kısa ve kalın yapılı kazık kök ile toprağa yakın yan köklere sahiptir.


KAVUN FARKLI ÇİÇEK TİPLERİNE SAHİPTİR
Kavun bitkisinde, erkek ve dişi çiçeklerin yanında, erselik olarak tanımlanan, hem erkek hem de dişi organlara sahip çiçekler de bulunmaktadır. Erkek çiçekler ana gövde üzerinde, yaprak koltuklarında bulunurlarken, dişi ve erselik çiçekler, yan kollardaki yaprak koltuklarında bulunurlar. Erselik ve dişi çiçekler, taç ve çanak yapraklarının altında minyatür bir meyveciğin bulunmasıyla tanınırlar. Döllenme olayından sonra bu meyvecik büyüyerek gerçek meyveyi oluşturur.


MEYVE TUTUMUNDA ARI ÖNEMLİDİR
Erselik ve özellikle dişi çiçeklerin döllenmesinde, çiçek tozlarının dişicik tepesine taşınması gereklidir. Kavunun çiçek tozları ağır, yapışkan ve ince bir zarla örtülü olduğu için rüzgarla taşınamazlar. Döllenme olayının gerçekleşmesi için bir taşıyıcıya ihtiyaç vardır. Bunu en iyi yapan taşıyıcı ise arıdır. Diğer kın kanatlı böcekler, yaban arıları ve yaprak bitleri döllenmede etkili değildir. Kavun yetiştiriciliğinden olumlu sonuç alınmak isteniyorsa, kovan kullanımı göz ardı edilmemelidir.

Yapılan araştırmalar sonucunda, 2 dekarlık kavun yetiştiriciliği için tarlaya konacak 1 kovanın, verimi % 30 oranında arttırdığı belirlenmiştir.


KAVUNUN TOPRAK İSTEĞİ
Kavun derin, geçirgen, su tutma kabiliyetleri çok iyi, direne edilmiş, organik madde ve besin maddelerince zengin, tınlı topraklarda çok iyi gelişir. Ağır ve suyu bol topraklarda kök hastalıkları artar. Bitkilerin yeşil aksamı iyi gelişirken, meyve verimi azalır ve meyvelerin olgunlaşma süresi uzar.


Erkencilik için, kumlu-tınlı, milli-tınlı topraklar; geç yetiştiricilik için ise, ağır karakterli killi topraklar uygundur. Ancak, kumlu topraklarda yapılan yetiştiricilikte kesinlikle düzenli sulama yapılmalıdır. Kavun toprak pH’sının nötr olmasını arzu eder. Asit ve bazik topraklarda iyi gelişmez, en elverişli toprak pH’sı 6-8 arasındadır.

TARLA HAZIRLIĞI
Kavun yetiştiriciliğinde, ekim ve dikimden önce, suyun toprakta depolanması ve tutulması gerekir. Ayrıca köklerin toprakta iyi gelişmesi ve etrafa yayılması için toprak, sonbaharda bir veya iki defa 40-50 cm derinlikte pullukla işlenmeli ve kışı bu şekilde geçirmesi sağlanmalıdır. İlkbaharda havalar ısındığında ve toprak sıcaklığı 150C’ye ulaştığında, toprak 20-30 cm derinliğinde sürülür. Diskaro çekilerek sürgü geçirilir ve tarla ekim-dikime hazır hale getirilir.


KAVUNDA GÜBRELEME
Kavun organik maddesi zengin toprakları sevdiğinden, tarlaya ahır gübresi veya yeşil gübre verilmesi uygun olur. Sonbaharda pulluk veya diskaro altına, toprak ağır ise dekara 4-6 ton, toprak kumlu ise dekara 6-8 ton ahır gübresi verilerek karıştırılmalıdır. Böylece, ekim-dikim zamanına kadar gübrenin ayrışarak bitkiye faydalı hale gelmesi temin edilmiş olur. Bunun yanında kavun üretiminde sentetik gübre kullanımından önce mutlaka toprak tahlili yapılmalıdır. Elde edilecek sonuca göre tavsiye edilecek cins ve miktardaki gübrelerin kullanılması en doğru yoldur.


Gübrenin veriliş zamanı ve şekli de önemlidir. Azotlu gübrenin yarısı, fosforlu ve potaslı gübrelerin tümü ile birlikte, ekimden önce pulluk veya diskaro altına verilmelidir. Azotun kalan kısmı ise, ikiye bölünüp, ilki bitkiler sürgün vermeye başladığında, son kısmı ise meyve tutumu görüldüğü dönemde, bant şeklinde, bitkilerden 15-20 cm uzağa verilmelidir.

EKİM-DİKİM ZAMANI
Kavunda genel olarak, tarlaya doğrudan elle veya mibzerle tohum ekimi yapıldığı halde, erkenciliği sağlamak ve geç ilkbahar donlarından kaçınmak için, fide dikimi de yapılır.


Tohum ekim zamanı Akdeniz bölgesinde Mart, Ege bölgesinde nisanın ilk yarısı, Marmara ve Trakya’da Nisanın ikinci yarısı, Orta-Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ise Mayısın ilk yarısıdır.

Kavun yetiştiriciliğinde, ocak ve karık usulü ekim-dikim yöntemleri uygulanır. Ocak usulünde ekim-dikim için hazırlanan tarlada çapa ile açılan ocaklara 4-5 tohum ekilir ve üzeri 2-3 cm toprakla kapatılarak hafifçe bastırılır ya da bir fide dikilir.


Tarlaya doğrudan tohum ekimi mibzerle de yapılabilir. Ekim-dikim mesafeleri, çeşide ve yöreye bağlı olarak değişmektedir. İri bitkilere sahip çeşitlerde sıra arası 1,5-2 m, sıra üzeri 1-1,5 m; küçük yapılı bitkilerde ise, sıra arası 1-1,5 m, sıra üzeri 1 m olması önerilmektedir. Fakat, bazı yörelerimizde sıra üzeri mesafe 50 cm’ye kadar düşmektedir.

FİDE ÜRETİMİ
Fide ile üretim planlanmışsa, dikim için belirlenen zamana yetişecek şekilde fide üretimi yapılmalıdır. Bunun için, dikim tarihinden 3-4 hafta önce, küçük naylon torbalara fide harcı ya da bahçe toprağı doldurulup 4-5 tohum ekilir. Ekilen tohumlar, tohum kalitesi ve çeşide bağlı olarak, 5-15 gün sonra çimlenir. Daha sonra torbalarda 2 bitki kalacak şekilde seyreltme yapılır. İklim ve toprak şartları uygun olduğunda, fideler tarlaya dikilir.


SEYRELTMEYİ UNUTMA!
Tarlaya doğrudan tohum ekiminde ilk seyreltme, bitkilerde gerçek yapraklar oluştuğu zaman yapılmalıdır. Her ocakta en kuvvetli ve sağlıklı 3 bitki bırakılır. Kalan bitkilerin köklerinin zarar görmemesi için seyreltmede bitkiler çekilmemeli ve koparılmalıdır. En uygun yöntem fazla fidelerin kesilmesidir. İlk seyreltmeden 2-3 hafta sonra bitkiler 4-5 gerçek yapraklı olunca, her ocakta 1-2 bitki kalacak şekilde, ikinci ve son seyreltme yapılır.

BOĞAZ DOLDURMA YAP

Birinci seyreltmeden sonra, bitkilerin kökleri çapalanarak, boğazları toprak çekilerek doldurulur. Sıra araları, yabancıot kontrolü ve toprak yüzeyinde oluşan kaymak tabakasının kırılması için çapa veya kültivatörle işlenmelidir.

İkinci seyreltmeden sonra boğaz doldurma ve sıra aralarının işlenmesi tekrarlanır. Bitkiler büyüyüp kol atmaya başladığında, tarlayı tamamen kaplamadan son kez tekrar çapalanıp boğazları doldurulur. Sıra aralarının işlenmesinde, yan köklerin yüzeysel gelişmesi nedeniyle zarar görmemeleri için, yüzeysel yapılmasına dikkat edilmelidir.

SULAMA
Kavun bitkisi, büyüme ve meyvelerinin olgunlaşma devresinde bol suya ihtiyaç duyar. Bu devrelerde düzenli ve yeterli olarak yapılacak sulama, verimi ve kaliteyi arttırır.


Kavunun yan kökleri, hafif topraklarda 20-25 cm derinlikte yayılış gösterdiğinden, bu tip topraklar daha sık sulanmalı ve her sulamada kök seviyesine kadar inilmelidir. Ağır topraklarda ise, kavun kökleri fazla derinliğe inmeyip yüzeysel kalır. Bu tip topraklar daha fazla su tuttuğu ve sulama kök seviyesine kadar yapılacağından, fazla su verilmesine gerek yoktur ve daha seyrek sulama yapılmalıdır.

Sulamada dikkat edilecek en önemli husus, sulama esnasında kavun bitkisinin ıslanmamasıdır. Yaprak ve meyvelerin ıslanması durumunda mantari hastalıklar artar, meyvelerde çürümeler görülür.

KARIŞTIRMAYIN!
Ülkemizde genel olarak kavun yetiştiriciliğinde sulama yapmaktan kaçınılır ve sulandığında kavun meyvesinin tatsız olacağı düşünülür. Her canlı gibi kavunun da suya ihtiyacı vardır. Ancak sulamada aşırıya kaçmamak gerekir.

UÇ ALIMI
İri ve kaliteli meyve alabilmek için, bitkilerde uç alma ve meyve seyreltmesi yapılmalıdır. Sürgün uçlarının koparılması, bitkinin yeşil aksamının gelişimini durdurduğu için faydalıdır. Köke en yakın olan meyvelerden 2-3 tanesinin bırakılıp diğerlerinin koparılmasıyla yapılacak meyve seyreltmesi, bitki üzerinde bırakılan meyvelerin daha iri ve kaliteli olmalarını sağlar.


KAVUNUN ÖNEMLİ HASTALIK VE ZARARLILARI
Kavun yetiştiriciliğinde antraknoz, külleme, solgunluk ve mozaik virüsü hastalıkları önemli kayıplara yol açmaktadır. Bunun yanında, kırmızı örümcek, kavun sineği, yaprak biti, trips ve nematodlar en önemli zararlılardır. Özellikle kavun sineği larvaları çekirdek evini delik deşik ederek kavunu bozarlar. Bu kısım dokuların kırıntıları ve larva pislikleri ile dolarak pıs kokar ve kavunun tamamen bozulmasına neden olur.


Kavunda münavebe hastalık ve zararlılara karşı önemli bir mücadele yöntemidir. Üst üste aynı tarlada 2 yıldan fazla kavun yetiştirilmemeli, hububat, marul, karnabahar gibi bitkilerle münavebe yapılmalıdır.
Her türlü hastalık ve zararlılarla savaşımda, mutlaka tarım kuruluşlarına danışılmalı, önerileri dikkate alınmalıdır.

HASAT OLGUNLUĞU VE HASAT
Kavunların tam olgunluk devresine geldikleri, aşağıda belirtilen özelliklerle kolaylıkla anlaşılabilir.
1. Tam olgunluğa erişen kavun meyveleri, şeker içeriği, aroma ve tat gibi kalite özelliklerini kazanmıştır.
2. Olgunluk aşamasına gelen kavun meyveleri çeşitin tipik iriliğini, şeklini ve kabuk rengini alır.
3. Kabuk rengi çeşide has renk alır ve parlaklaşır.
4. Kavunlar tam olumda en yüksek ağırlığa erişirler.
5. Meyve saplarının dibinde ve gövde üzerinde bulunan kulakçıklar kurur.
6. Meyveyi gövdeye bağlayan sap tamamen kurur ve çoğunlukla meyve sapı gövdeden kolaylıkla kopar.
7. Meyvenin çiçek burnu, yani dip kısmı hafifçe yumuşar ve kendine has koku hissedilir.

8. Hasada gelmiş meyveler bitki üzerinde uzun süre bırakılırlarsa, şeker miktarı düşer, meyveler yumuşar, taşıma ve saklamaya dayanıklılığı azalır.

Hasat olgunluğuna gelmiş kavunların hasadı, sabah erken saatlerde yapılmalıdır. Genellikle kavun meyvesi elle sapı etrafında hafif döndürülmek suretiyle koparılarak ya da bıçak veya makasla saplarından kesilerek hasat edilir.


DEPOLAMA
Kavunlarda depolama, çeşit özelliklerine göre değişir. Yazlık çeşitlerin depolaması genellikle yapılmaz. Bu çeşitlerin hasattan sonra dayanma süreleri oldukça kısadır ve hasat edildikten sonra 1-2 hafta içinde tüketilmelidir. Bununla beraber, yazlık kavunlar 7-100C’deki soğuk hava depolarında 15-40 gün depolanabilmektedir. Kışlık kavun çeşitleri ise, daha uzun süre saklanabilir. Bu çeşitlerin meyveleri pazarda ve manavda 40-60 gün, satış tezgahlarında zarar görmeden bekleyebilir. Ayrıca, kışlık kavun meyveleri, 4-100C'de soğuk hava depolarında, kasa içinde ya da meyveler tek tek asılarak uzun süre muhafaza edilebilirler.

03 Mayıs 2012 09:13 tarihinde eklendi.
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
  • 6
  • 7
  • 8
  • 9
  • 10
  • 11
  • 12
  • 13
  • 14
  • 15
twitter facebook

Okuyucu Yorumları